Yeminli Mali Müşavirlerden Neden Tam Tasdik Hizmeti Almalıyız?

tasdik.jpg

Maliye Bakanlığı’nca 2018 yılında ; 

 

Aktif toplamı                     9.913.000,00.-TL’yi,

Net satışlar toplamı         19.820.000,00.-TL’yi,

 

Aşan mükelleflerden 2019 yılı  için Yeminli Mali Müşavirle tam tasdik sözleşmesi imzalamayanların öncelikli olarak incelenecekleri,  imzalayanların ise, ihbar ve özel durumlar hariç incelenmeyeceği, ifade edilmiştir.

 

Maliye Bakanlığı’nın bu uygulamasının dışında, Yeminli Mali Müşavirlerle Tam Tasdik Sözleşmesi imzalamanın diğer yararları ise aşağıdaki gibidir.

 

1-) Yeminli Mali Müşavirlere tasdik ettirilen beyannameler ve bunlara ilişkin malî tablolar, kamu idaresinin yetkili memurlarınca (vergi inceleme elemanlarınca)  incelenmiş belge olarak kabul edilir. Tam tasdik yaptıran mükellefler, Devlet inceleme elemanlarınca incelenmiş firma sayıldıkları için, normal şartlarda (ihbar veya benzeri özel bir neden olmadıkça) tekrar incelemeye tabi tutulmazlar. (18 no.lu YMM – SMMM Tebliği)

 

2-) Tam tasdik yaptıran firmaların, yatırım ve AR-GE indirimi ile sair kurumlar vergisi istisnalarının tasdiki için ayrıca rapor  düzenlettirmelerine gerek yoktur. (25 no.lu YMM – SMMM Tebliği)

 

3-) Tam tasdik sözleşmesi imzalayan mükellefler, prensip itibariyle herhangi bir sınır söz konusu olmaksızın, YMM tasdik raporu ile KDV iadesi alabilirler.

 

İmzalamayan mükellefler ise ;  2019 yılı için KDV Kanununun 29/2 maddesi gereği İndirimli Orana Tabi İşlemlere İlişkin iadelerde 1.391.000,00.-TL’yi, diğer iade türlerinde ise 695.000,00.-TL’yi aşan iade tutarlarını ancak, yapılacak vergi incelemesi sonrasında alabileceklerdir. 

 

4-)  2019 yılı aktif toplamı 9.913.000,00.-TL’ den, ve net satışları 19.820.000,00.-TL’ den az olan firmalar beyannamelerini 4 seri no.lu           YMM – SMMM Tebliği gereğince SM veya SMMM’lere imzalatmak mecburiyetindedirler. YMM ile tam tasdik sözleşmesi imzalayan mükellefler, bu mecburiyetten muaf olurlar.

 

5-) Firmaların muhatap olacakları karşıt inceleme talepleri, YMM ile tam tasdik yapılması halinde YMM’ler tarafından 29 no.lu lu YMM – SMMM Tebliğ’e uygun olarak “bilgi verme” şeklinde karşılanabilir. Dolayısıyla tam tasdik yaptıran mükellefler bu bilgileri doğrudan vermek yükümlülüğünden kurtulurlar.

 

6-) Yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde mahsup edilemeyen gelir ve kurumlar vergisi stopajının 100.000,- TL’ye kadar olan kısmının tam tasdik sözleşmesi düzenlemiş YMM tarafından düzenlenecek tam tasdik raporuna  istinaden iadesi mümkündür.

 

7-)  Tam tasdik yaptırılması, malî müşavirlik hizmeti alınmasını ve bu suretle vergisel risklerden korunmayı sağlar. Böylece, Maliye Bakanlığı tarafından yapılabilecek bir inceleme esnasında ortaya çıkabilecek hatalı uygulamalar,  önemli ölçüde azaltılmaktadır.

 

8-) Tam tasdik öncesi, denetim çalışmaları sırasında tespit edilerek şirket yönetiminin dikkatine sunulan vergi planlama fırsatları da tasdik hizmetinin yarattığı önemli bir katma değerdir.

             

             

Tam Tasdik Sözleşmesi Ne Zamana Kadar Yapılmalıdır ?

 

  • Aktif toplamı ve/veya net satışı ne olursa olsun tüm mükellefler, İSTERLERSE yıllık beyannameleri için Yeminli Mali Müşavirlere tam tasdik yaptırabilirler.

 

  • Tam tasdik yaptırılmasına karar verilmesi halinde bu konuda YMM ile yazılı sözleşme yapılması zorunlu olup, sözleşme yapma işleminin OCAK ayı içinde tamamlanması gerekmektedir.

 

  • Ocak ayı içinde (yani süresinde) düzenlenecek olan sözleşmelerin, 3568 sayılı Kanuna ilişkin 1 seri no.lu YMM – SMMM Tebliğ (R.G. 6.2.2008 – 26779) uyarınca Şubat ayı sonuna kadar internet vergi dairesine elektronik ortamda girilmesi zorunludur.

 

  • Ayrıca YMM’ler tarafından vergi dairesine verilecek tasdik raporlarına söz konusu sözleşmelerin birer örneğinin eklenmesi gerekmektedir.

Neden Bağımsız Denetim Yaptırmalıyız?

denetim.jpg

Şirketimiz KGK (Kamu Gözetim Kurumu) kapsamında KAYİK Hariç Denetim yetkisine sahiptir.

               Bağımsız denetim, öncesinde sınırlı alanlarda uygulaması bulunmakla birlikte, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) ile iş hayatımızdaki önemini her geçen gün artırarak yer edinmeye başlamış bulunmaktadır. Konunun şirket ortakları ve  yöneticileri tarafından daha iyi anlaşılabilmesi için aşağıda soru-cevap şeklinde yeni TTK çerçevesinde değerlendirilerek faydalı olunmaya çalışılmıştır.

  

1- Bağımsız denetim nedir?

              Finansal tabloların standartlara uygunluğu ve doğruluğunun makul güvence sağlayacak yeterli kanıtların elde edilmesi amacıyla denetim standartlarına uygun olarak defter, kayıt ve belgeler üzerinden denetlenerek rapora bağlanmasının şirket dışından ve ilgili kurumlar tarafından yetkilendirilmiş kişi veya kuruluşlarca yapılması demektir.

  

2- Bağımsız denetim hangi firmalar için zorunludur?

           Türk Ticaret Kanunu kapsamında denetime tabi tutulacak firma hadleri Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenir. 2018 yılı için son 3 yılda aktif toplamı        35 milyon TL, net satışlar 70 milyon TL ve çalışan sayısı 150 kişi veya üzerinde olması hallerinden en az ikisinin 2 yıl gerçekleşmiş olması halinde tüm A.Ş ve Ltd. şirketler bağımsız denetime tabidir. Ayrıca kendi alanlarında SPK, EPDK ve BDDK mevzuatları çerçevesinde denetim şartları belirlenmektedir.  

  

3- Limited şirketler bağımsız denetim zorunluluğundan muaf mıdır?

             Bakanlar Kurulu’nun belirlediği hadlerin üzerinde olanlar şirket türüne bakılmaksızın denetime tabidir.

 

 4- Bağımsız denetim yapmaya hangi kuruluş ve kişiler yetkilidir. Uluslararası kuruluşlarla çalışmanın avantajları var mıdır?

          Kamu Gözetimi muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından (kendi alanında SPK tarafından) yetki belgesi verilen kişi ve kurumlar bağımsız denetim yapmaya yetkili ve yetkinliktedirler. Ülkemizde bağımsız denetim uygulaması Kamu Gözetim Kurumu tarafından uluslararası mevzuata uygun standartlar ve kurallarla oluşturulup denetlendiği için dünyanın ulaştığı denetim standardı yerli kuruluş ve denetçilerimizce pekala yürütülmektedir. Uluslararası kuruluşların kurumsal birikimleri ileri sürülerek denetim kalitesinin yükseleceğini savunanlar olduğu gibi, bu firmalar kurumsal birikimlerini öne çıkarırken adeta seri üretim yaklaşımı ile deneyimsiz kişilerden oluşan ekiplerin bazı zaaflara yol açtığını savunanlar da vardır.

 

 5- Bağımsız denetim yaptırmamanın sonucu nedir?

             Bağımsız denetim yaptırmak zorunda olanların yönetim kurulları bunu yaptırmamaları halinde bağımsız denetimden sağlayacakları faydalardan mahrum olacakları gibi, mali tabloları düzenlememiş olurlar. Bu da en başta yönetim kurulunun ibra edilmemesi sonucu doğurur ki ortakların yasal yollara başvurmasından tutun pek çok sorumluluğu beraberinde getirir. Örneğin kar dağıtamaz, sermaye artış ve azalışı yapılamaz. Bundan dolayı şirketin uğrayacağı zarar ve kayıplardan yönetim kurulu sorumlu olur.

  

6- Bağımsız denetim hizmetleri pahalı mıdır?

          Kamu Gözetim Kurumu bağımsız denetim ücretlerine ilişkin bir tarife yayınlamadığından şirketin cirosu, aktif büyüklüğü, şube ve çalışan sayısı gibi veriler esas alınarak taraflar arasında serbest piyasa kurallarına göre belirlenerek denetlenecek firmalar açısından oldukça uygun fiyatlar elde edilmektedir.

 

 7-Bağımsız denetim zorunluluğu olmayan şirketlerin bağımsız denetim hizmeti almaları gereksiz midir?

          Kamunun bazı kriterleri esas alarak belli hadlerin üzerindekileri zorunlu kılması, yönlendirme görevinin gereği olup bunu yasal zorunluluk olarak anlamamak gerekir. Bağımsız denetim, şirketlere doğru ve güvenilir bilgiler sunarak , göz ardı edildiğinin aksine şirketler açısından da olmazsa olmaz önemdedir.

 Şöyle ki;

  •  Bağımsız denetimin ortaklar arasında güveni tesis eden etkisi vardır.
  • Şirket kaynaklarının verimli, etkin kullanılmasına yardımcı olur.
  •  
  • Hataların düzeltilmesine olanak sağlar.
  •  
  • Şirket yönetici ve çalışan suistimallerini önleyici ve bunun gerçekleşmesi halinde ortaya çıkartıcı etkisi vardır.
  •  
  • Kreditörlere, ihale makamlarına, kamu kurumlarına ve diğer ticari partnerler ve 3. şahıslara güven verir. Böylece kredi maliyetlerinin düşürülmesi, uygun fiyatlarla iş alınması, ticari faaliyetlerde bulunulmasına katkı yapar.
  •  
  • Bu alanda uzman kişilerce ve belirlenmiş kriter ve standartlarla hazırlanan raporlar şirket yönetici ve diğer ilgililerin karşılaştırma yapabilmelerini ve buna göre pozisyon almalarını sağlar.
  •  
  • Çalışanların bağlılığını artırır, şirket politikalarına uyumunu destekler.

 

 8- Bağımsız denetçi ile sözleşmeyi ne zaman imzalamak gerekir?

       Bağımsız denetçiler ile denetleyecek oldukları faaliyet yılı bitmeden sözleşme yapılabilir. Ancak denetçiye zaman kazandırmak için bu süreyi beklemeden mümkün olan en erken tarihte sözleşme imzalanması yerinde olur.

 

 9- Şirketimizde iç denetim departmanımız/yeminli mali müşavirimiz var ayrıca bağımsız denetime gerek var mı?

         Kuşkusuz bağımsız denetimin bazı faydaların bir kısmını iç denetim yoluyla sağlamak mümkün olmakla birlikte tek başına yeterli olmamakta şirket çalışanı yoluyla yapılan denetimin özellikle 3. şahıslar nezdinde yeterince objektif bulunmayabilmektedir. Zaten bu iki kurum gelişmiş toplumlarda birbirlerinin alternatifi değil birbirini tamamlayan kurumlardır. İç denetim bağımsız denetim zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Yeminli mali müşavirler denetimlerini vergi mevzuatı yönüyle yaparlar bunların varlığı bağımsız denetim yükümlülüğünü ve ihtiyacını kaldırmaz.

 

10- Bağımsız denetim sonucunda şirketime zarar gelir mi ?

        Bağımsız denetimin en önemli amacı düzeltme yapmaya fırsat vermektir. Bu durum şirketlere zarar vermek bir tarafa zarar görmesini engeller. Denetim raporları şirket yönetiminin istemediği kişi ve kurumlara sunulmaz. Bağımsız denetçilerin sır saklama yükümlülüğü Türk Ticaret Kanunu'nca şirketleri koruyacak kural ve yaptırımlarla güvence altına alınmıştır.

Ödeme Sıkıntısındaki Firmalara Can Simidi: KONKORDATO

konkordato.jpg

Mali Yapısı Bozulan Şirketler Can Simidi : KONKORDATO

 

" KONKORDATO "

 

1-) KONKORDATO NEDİR, KİMLER KONKORDATO ALABİLİR ?

 

Borçlarını, vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu konkordato talep edebilir. Konkordato sermaye şirketi olsun olmasın bütün borçlular için geçerlidir. Konkordato iflas ertelemenin aksine sermaye şirketi olmayan (kolektif, komandit şirketler gibi) şirketler ve şahıslar için de uygulanabilir.Kısaca vadesi gelmiş borçlarını ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe ihtimali bulunan bütün borçlular asliye ticaret mahkemesinden konkordato talep edebilirler.

 

 

2-) KONKORDATO’ NUN   FAYDALARI NELERDİR ?

 

Mahkemenin vereceği geçici konkordato mühleti kararı ile, 29 aya uzanabilen geçici ve kesin mühlet süreleri içerisinde ;

 

• Borçlu aleyhine amme alacakları dahil icra takibi yapılamaz, başlayan icra takipleri durur,

 

• İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararları uygulanamaz,

 

• Rehinli olmayan alacaklara faiz işlemez. 

 

• Mahkemenin geçici mühlet kararı ile uygulamaya geçen bu tedbirler borçluya rahat bir nefes aldırır ve  borçlubu sürede borçları dondurulduğu için, işlerini düzene koymak ve borçlarını ödemek amacıyla birikim yapmak için bulunmaz  bir fırsat yakalamış olacaktır.

 

• Konkordato alan şirketin ekonomiye yeniden kazandırılması sonucunda, şirketin çalışanları işsiz kalmayacak, alacaklıları alacaklarını alacak, Devlet, şirketin faaliyetine devam etmesi ile vergi alabilecektir. Kısaca, borçlu şirket, alacaklılar, çalışanlar, devlet yani  herkes kazançlı çıkacaktır. 

 

 

3-) GEÇİCİ MÜHLET KARARI NASIL VERİLİR, NE KADAR SÜRER ?

 

Konkordato talebi üzerine mahkeme, yasada belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl 3 Aylık geçici mühlet kararı verecektir. Geçici mühlet kararı mahkeme tarafından 2 ay daha uzatılabilecektir. 

 

 

 

 

 

4-) GEÇİCİ MÜHLET TALEBİ İÇİN MAHKEMEYE VERİLECEK DİLEKÇEYE EKLENECEK BELGELER NELERDİR ?

 

Borçlu, konkordato talebine aşağıdaki belgeleri ekler:

 

a) Konkordato ön projesi.

 

b) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler.

 

c) Alacaklı ve alacak listesi.

 

ç) Karşılaştırma tablosu.

 

d) Makul güvence veren denetim raporu.

 

(2) Borçlu, iflasa tabi olmayan kişilerden ise sadece birinci fıkranın (a) ve (c) bentlerinde yazılı belgeler ile uygun düştüğü ölçüde (b) bendinde yazılı belgeleri konkordato talebine ekler.

 

(3) Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse mahkeme, birinci veya ikinci fıkrada belirtilen belge ve kayıtların eksiksiz olarak sunulması için borçluya makul bir süre verir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır.

 

 

5-) GEÇİCİ MÜHLET KARARI MAHKEMEDEN NE KADAR SÜREDE ALINABİLİR?

 

Süre öncelikle firmaya bağlıdır. Çünkü konkordato çalışmasını yürüten ekip firmadan birçok belge ve bilgi isteyecektir. Belgelerin eksik yada gerektiği gibi düzenlenmemesi halinde mahkeme ara karar ile 15 günlük süre vererek, eksik bilgi yada belgenin tamamlanmasını talep edecektir.  Dava dilekçesi ve eklerinin eksiksiz sunulması halinde en fazla10 günlük sürede karar çıkabilecektir. 

 

 

6-) KESİN MÜHLET NEDİR?

 

Konkordatonun belki de en kritik aşaması kesin mühlet süresine geçiş aşamasıdır.  Geçici mühlet süresinde konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir. Bu kararla birlikte mahkeme, yeni bir görevlendirme yapılmasını gerektiren bir durum olmadığı takdirde geçici komiser veya komiserlerin görevine devam etmesine karar verir ve dosyayı komisere tevdi eder.

 

 

 

 

7-) KESİN MÜHLET UZATILABİLİR Mİ?

 

Kesin mühletin uzatılmasını konkordato komiseri ve borçlu talep edebilir. Güçlük arz eden özel durumların olması halinde kesin mühlet, komiserin bu durumu açıklayan gerekçeli raporu ve talebi üzerine mahkemece iki kez altışar ay uzatılabilir. Borçlu uzatma talebinde bulunursa; komiserin de görüşü alınarak kesin mühlet uzatılabilir.Uzatma talebi her iki durumda da kesin mühletin sonra ermesinden önce yapılır.

 

 

8-)KONKORDATODA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME HANGİ MAHKEMEDİR ?

 

Konkordatoda görevli mahkeme Asliye Ticaret mahkemesidir, Yetkili mahkeme sermaye şirketleri için şirketin merkez adresinin yargı çevresindeki Asliye Ticaret Mahkemesi,Borçlu şahıs ise ikamet adresi Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir.

 

 

9-) GEÇİCİ MÜHLETTE KOMİSER TAYİNİ VE KOMİSERLERİN GÖREVLERİ :

 

Mahkeme,  konkordato geçici mühlet kararı verirse bu karar ile birlikte borçlu ve alacaklılarla ilgisi olmayan bir ya da alacak miktarını göz önünde bulundurarak üç komiser tayin eder. 

 

Tayin edilen komiser ya da komiserlerin buradaki görevi, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığını incelemektir. Komiserler geçici mühlet kararının verilmesiyle atanır ve görevlerine başlar. Komiser ya da komiserler geçici mühlet içerisinde hazırlayacağı raporla, kesin mühlet kararının verilip verilmeyeceğine yön verecektir.

 

Kesin mühlete geçilmesi halinde bir problem yoksa, genellikle aynı komiserler tekrar görevlendirilmektedir. 

 

 

10-) KONKORDATO SÜRESİNDE REHİNLİ OLMAYAN ALACAKLARA FAİZ İŞLEMEZ  :

 

Konkordato süresinde rehinli alacaklılar (rehinli banka borçları gibi) dışında kalan diğer alacaklara faiz işlemeyecektir. Bu da enflasyon dikkate alındığında          29 aylık konkordato süresinde borçlunun borcunun enflasyon etkisi ile fiilen azalması anlamına gelmektedir.  

 

 

 

11-) KONKORDATO ALAN FİRMANIN ÇALAIŞANLARINA ÖDEYEMEDİĞİ ÜCRETLERİN ÜÇ AYA KADAR OLAN KISMI ÜCRET GARANTİ FONUNDAN ÖDENMEKTEDİR. :

 

Ücret Garanti Fonu, işverenin ödemediği son üç aylık ücreti işçiye ödüyor. Ödemeler, net ücret üzerinden yapılıyor.

 

 

12-) KONKORDATONUN İŞÇİ ALACAKLARINA ETKİSİ 

 

İşçi alacakları konkordatonun konusuna girmemektedir. Yani, işçi alacağı için işveren firma  konkordato alsa bile haciz getirebilecektir. 

 

 

13-) KONKORDATONUN İFLASA GÖRE AVANTAJLARI :

 

• Konkordato daha az masrafla yapılmasına rağmen iflas daha fazla maliyetlidir.

 

• İflas da borçlunun tasarruf ehliyeti tamamen ortadan kalkar; ancak konkordato da tasarruf ehliyeti devam eder.

 

• İflasta alacağını tamamen alamamış alacaklı muflisi takip edebilir. Ancak konkordato da borçlu borcundan kesin olarak kurtulur. konkordato dışında kalmış alacaklılar alacağını talep edemezler.

 

• İflasa ancak tacirler başvurabilirken konkordatoya başvurmak için tacir olmak şart değildir.

 

 

14-) KONKORDATONUN TASDİKİNİN ŞARTLARI :

 

• Konkordatoancak iki durumda tasdik edilebilir ;

 

*** Kabul oylarının kaydedilmiş olan alacaklıların ve bu alacaklıların alacaklarının borçlunun tüm borcunun yarısını aşması, 

 

*** Kabul oylarının kaydedilmiş alacaklıların dörtte biri ve bu dörtte bir alacaklıların alacağının borçlunun tüm borçlarının toplamının üçte ikisini aşması.

 

 

 

 

 

 

 

 

15-) KONKORDATONUN TASDİK EDİLMEMESİ  :

 

Konkordatonun tasdik edilmemesi halinde duran hacizler tekrar başlayacak, rehinli mallar satılabilecek, alacaklara faiz işlenebilecek, yani, kısaca konkordato öncesi duruma dönülecektir. 

 

 

 

16-) KONKORDATO ÖN PROJESİ VE ÖN PROJENİN ÖNEMİ   :

 

Konkordatoya ilişkin hükümlerin yer aldığı 2004 sayılı İcra İflas Kanununun  “ Konkordato talebine eklenecek belgeler ”başlıklı  286.maddesinin  “a“fıkrasında konkordato ön projesi aşağıdaki gibi tanımlanmıştır. 

 

“ Borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren KONKORDATO ÖN PROJESİ.” 

 

Bu hükme göre KONKORDATO ÖN PROJESİNDE ;

 

  • Hangi konkordato türünün (vade, tenzilat, karma) seçildiği,
  • Alacaklılardan tenzilat yapılması isteniyorsa, alacaklıların  alacaklarından hangi oranda vazgeçecekleri, 
  • Borç ödemelerinin ne zaman başlayacağı,
  • Ödeme vadeleri,
  • Ödemelerin yapılabilmesi için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağı, 
  • Alacaklılara yapılacak ödemelerin mali kaynaklarının sermaye artırımı, kredi temini ya da başka bir yöntem kullanılarak mı sağlanacağı, yer almalıdır.
  • Projede, konkordato kararından itibaren uygulanacak olan tasarruf tedbirleri, borçlunun mevcut ve gelecekteki likidite değişiklikleri, tablo şeklinde ve karşılaştırmalı olarak gösterilmeli,
  • Ayrıca, ön proje açık, anlaşılabilir, somut olmalı ve  mahkemede  ve alacaklılarda borçların ödenebileceğine ilişkin kanaat oluşturmalıdır. 

 

2004 sayılı İcra İflas Kanununda KONKORDATO ÖN PROJESİNE ilişkin yer alan diğer hükümler ise aşağıdaki gibidir. 

 

Konkordato haricinde yapılan vaatler: Madde 308/d:  Borçlu tarafından alacaklılardan birine KONKORDATO PROJESİNDE öngörülenden fazla olarak yapılan vaatler hükümsüzdür.

 

Konkordatonun kısmen feshi: Madde 308/e:  Kendisine karşı KONKORDATO PROJESİ uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir.

 

Rehinli alacaklılarla müzakere şartları ve yapılandırmanın hükümleri: Madde 308/h : Adi konkordatoda borçlu, ÖN PROJEDE belirtmek suretiyle, alacaklı lehine rehin tesis edilmiş borçlarının yapılandırılmasını bu madde uyarınca talep eder.

 

Maddelerin incelenmesi halinde görüleceği üzere, alacaklılara KONKORDATO ÖN PROJESİNDE ;

 

  • Öngörülenden fazla bulunacak vaatler hükümsüz olacak, 
  • Projeye göre kendine ifada bulunulmayan alacaklı kendisi açısından konkordatoyu feshettirebilecek, 
  • Rehinli borçlar ise, ancak,  projeye göre yapılandırılabilecektir. 

 

Dolayısıyla,  konkordato alan borçlu firma, alacaklılara ve borçlara ilişkin gerçekleştireceği ödeme, yapılandırma vb. gibi  tüm işlemlerini  projeye göre yapmak ve projeye bağlı kalmak zorundadır. 

 

Projeye bağlı kalmaksızın yapılacak eylem ve işlemler İcra İflas Kanununda yer alan Konkordatonun tamamen feshi: Madde 308/f-‘ de yer alan ;

 

“ Her alacaklı, kötü niyetle sakatlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden isteyebilir ”

 

Hükmüne istinaden, konkordatonun kötü niyetle sakatlandığı gerekçesi ile konkordatonun feshine ve buna bağlı olarak konkordato alan firmanın iflasına dahi neden olabilecektir. 

 

 

 

Açıkladığımız bu nedenlerle, konkordato talep eden firmalar, ileride istenmeyecek sıkıntılar yaşamamaları ve konkordato sürecini başarıyla tamamlayabilmek için, KONKORDATO ÖN PROJESİNİ işinin ehli ve konkordato mevzuatına hakim profesyonel kişilere hazırlatmaları gereklidir.   

 

• ŞİRKETİMİZ KONKORDATO KONUSUNDA SAHİP OLDUĞU UZMAN KADROLAR İLE ÖDEME SIKINTISINDA OLAN FİRMANIZ İÇİN A’DAN Z’YE KONKORDATO HİZMETİ VERMEKTEDİR. 

 

• AYRICA, TALEP EDİLMESİ HALİNDE KONKORDATO SÜRESİNCE KONKORDATO MÜŞAVİRLİĞİ HİZMETİ DE VERMEKTEDİR. 

 

• YİNE, TALEP ETMENİZ HALİNDE KONKORDATO SÜRECİNDEKİ FİRMANIZIN BANKALARA VE PİYASAYA OLAN BORÇLARININ YAPILANDIRILMASI İÇİN ALACAKLI BANKALAR VE FİRMALARLA YAPILANDIRMA GÖRÜŞMELERİ DE YAPMAKTADIR. 

SON MAKALELER


NEREDE, NASIL VE KİME PAT...

NEREDE, NASIL VE KİME PATLAYACAĞI BELLİ OLMAYAN BOMBA..! 

(VERGİ USUL KANUNU MADDE 359)

 

1–)  GİRİŞ    :

 

Vergi Usul Kanununun 344. Maddesinde tanımlanan Vergi Ziyaı cezasının VUK’nun 359. Maddesinde sayılan kamu düzenini bozucu sayılabilecek şekillerde işlenmesi halinde hapis cezaları gündeme gelmektedir.

 

Ancak, VUK 359.maddesinde sayılan suçlar kesin çizgilerle tanımlanmayıp, muğlak ve yuvarlak ifadelerle tanımlandığı için yıllardır gerek uygulamayı gerçekleştirerek cezayı kesen Maliye denetim elemanları, gerekse uyuşmazlıkların yargıya taşınması durumunda bilirkişi raporlarında ve yargı kararlarında ne yazık ki bir istikrar sağlanamamış ve bir çok kişinin  haksız yere hapis cezası almasına, bir çok kişinin ise hapis cezası almasa bile yıllarca ceza alma korkusu ile stres içerisinde yaşamasına neden olmuştur ve olmaktadır.

 

Maddenin sınırları öylesine belirsizdir ki ;   milyonlarca liralık naylon fatura düzenleyerek, Devleti milyonlarca lira vergi kaybına uğratan sahte belge düzenleyici ile, sahip olduğu işyerinde binlerce kişi çalıştırıp her ay muhasebesinde klasörlerle alım ve gider faturaları kayda alınan ve her belgeyi bilmesi imkansız olan bir işverenin çalışanlarının aldığı 100,00.-TL’lik bir gider faturası için aynı  hapis cezasını alması mümkündür. Maddede yer alan cezalar için herhangi bir rakamsal kademelendirme olmadığı için 100,00.-TL’lik belge içinde 100.000,00.-TL’lik belge için de aynı ceza söz konusudur.

 

Bu nedenle, VUK madde 359, her vergi mükellefinin başında adeta                     “demoklesin kılıcı” gibi sallanmakta yada patlamaya hazır bomba gibi beklemektedir. Maddenin bu özel durumuna istinaden, maddeyle ilgili uygulamada yaşanan sıkıntılar ve çözüm önerilerimiz, bu konuda bilirkişi olarak şahsım gibi bir çok tecrübe yaşayan meslektaşım SMMM  Hayriye …… ile yazımını devam ettirdiğimiz kitabımızda detaylı olarak açıklanmakla beraber, konunun önemine istinaden çok sayıda okuyucuya ulaşması için  özetlenerek, makale olarak da  kaleme alınmıştır.  

 

            2-) SUÇ VE VERGİ SUÇU KAVRAMLARI :

 

Toplumun düzenini bozduğu için kanunla cezalandırılan davranışlara «suç» denir. Kanunsuz ceza olmayacağı gibi, kanunda unsurları, cezası yazılı olmayan hareketler de suç oluşturmaz.

Suçlar, ağırlıkları bakımından, Türk Ceza Kanununda «cürüm» ve «kabahat» diye ikiye ayrılmıştır.  Cürüm de,  suçlunun cezalandırılması, o işi yaparken suç işlemek kastinin bulunmasına bağlıdır. Kabahat ise,  kasti olmayan suçlardır. Kabahate teşebbüs cezalandırılmaz. Ceza Kanunumuza göre, cürümlere karşı ölüm, ağır hapis, hapis, sürgün, ağır para cezası; kabahatlere karşı hafif hapis, hafif para cezası, bir mesleğin, sanatın yaptırılmaması v.b gibi cezalar verilir.

 

Vergi suçu ise, devlet hazinesine karşı işlenen ekonomik suçlardır. Bazı vergi suçları sadece vergi kaybına neden olma yada vergi mevzuatının usul hükümlerine uymama ; bazıları ise vergi kaybına neden olma, usul hükümlerine uymamakla beraber, kamu düzenini de bozmaktadır. Bu hareket unsurlarına göre, suçların niteliği ve uygulanan ceza da farklı olmaktadır.

 

Bu ayrıma göre, usulsüzlük ve vergi ziyaı cezası,  vergi kaybına neden olma yada vergi mevzuatının usul hükümlerine uymama nedeniyle oluşan kabahat olarak nitelenebilecek  mali nitelikteki suçlardır. Ancak, vergi ziyaı’nın VUK’nun 359. Maddesinde “ Kaçakçılık” olarak sayılan kamu düzenini bozucu sayılabilecek şekillerde işlenmesi cürüm olarak nitelenebilecek ve vergi hukuna göre verilen mali ceza ile beraber, ceza hukuku kurallarına göre cezası verilecek suç türünü oluşturacaktır.

 

3-) VERGİ USUL KANUNUNUN 359. MADDESİNDE SAYILAN  KAÇAKÇILIK SUÇLARI’ NIN İNCELENMESİ :

 

 

3-1) Genel Olarak Vergi Kaçakçılığı Suçu :

 

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344. Maddesinin ilk paragrafında ;

 

“ (Değişik, birleştirilen birinci ve ikinci fıkra : 23/1/2008 - 5728/275 md.) 341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir.”

 

            Denilerek, mükelleflere ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği hükme bağlanmıştır. Yani, bu ilk paragrafta açıklanan kanun hükümleri ile vergi ziyaı cezası yazımızın önceki kısımlarında açıkladığımız,  vergi kaybına neden olma yada vergi mevzuatının usul hükümlerine uymama nedeniyle oluşan kabahat olarak nitelenebilecek  mali nitelikteki suç olarak tanımlanmıştır.

           

Ancak, 344. Maddenin ikinci paragrafında ise ; 

 

“Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır.”

           

Denilerek, vergi ziyaının 359. Madde de sayılan fiillerle işlenmesi halinde, cezanın üç kat olarak uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Vergi ziyaı cezasının        359. Maddede sayılan fiillerle işlenmesi halinde, vergi suçu yukarıda açıkladığımız kabahat niteliğini kaybederek, maddede “ kaçakçılık” olarak sayılan kamu düzenini bozucu sayılabilecek ve buna bağlı olarak cürüm olarak nitelenebilecek ve ceza hukuku kurallarına göre cezası verilecek suç türünü oluşturacaktır.

           

 

 

Nitekim  kanun koyucu “ kaçakçılık ” suçlarının işlenmesini önlemek ve caydırıcılığı arttırmak amacıyla   “ kaçakçılık ” suçu işlenerek vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde hapis cezası talebiyle ceza davası açıldığı gibi, vergi ziyaı cezası    üç kat olarak uygulanmakta, ilaveten, uzlaşma yolu kapatılmaktadır. Sonuç olarak kaçakçılık suçlarını işleyenlere, aklanmak ve cezadan kurtulmak için yargı yolundan başka çözüm yolu kalmamaktadır. 

 

Vergi Usul Kanununun 359. Maddesinde “ Kaçakçılık Suçları ve Cezaları ” başlığı ile sayılan hükümler aşağıdaki gibidir.

 

MADDE 359

KAÇAKÇILIK SUÇLARI VE CEZALARI
   

(5728 sayılı Kanunun 276 ıncı maddesiyle değişen madde) -
    
a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;

 

1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,

2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,

Hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.

b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.

c) Bu Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

 

371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.(*)

 

 

           

Vergi Usul Kanunu 359.maddesinde sayılan suçları ve cezalarını daha anlaşılır şekilde toparlamak gerekirse ;

 

Cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası olan suçlar ; 

·         Hesap ve muhasebe hilesi yapmak,

·         Yasal olmayan defter (çift defter tutma) ve belgelere kayıt,

·         Gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına sahte hesap açma,

·         Defter, belge ve kayıtları tahrif etme veya tahrif edilen belgeleri kullanma,

·         Usulün uygun olarak istendiği halde vergi incelemesine yetkili kişilere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi (defterlerin gizlenmesi),

·         Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ve kullanma.

 

Cezası 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası olan suçlar ; 

·         Defter ve belgeleri yok etmek,

·         Defter sayfalarını değiştirme veya yok etmek,

·         Sahte belge düzenlemek ve kullanmak,

 

Cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası olan suçlar ; 

·         Maliye Bakanlığı ile anlaşması olan kişilerin basabileceği belgeleri yetkisi olmadığı halde basmak.

·         Yetkisiz kişilerin bastığı belgeleri bilerek kullanmak.

 

359. maddede yer alan  suçlar,  fiillerinin  ağırlığı  ve  niteliğine göre hukuk ve

kamu düzenini ve güvenliğini ne ölçüde ihlal ettiğine göre sınıflandırılmıştır.  Örneğin, kanun koyucu sahte belge düzenlemek fiilindeki kamu güvenini ve düzenini ihlal ile yanıltıcı belge düzenlemek fiilindeki ihlal farklı yoğunlukta  olduğu için farklı cezalara bağlamıştır.

 

3-2 ) Kaçakçılık Suçunun Oluşması İçin Gerekli Şartlar :

 

Vergi suçlarının ve buna bağlı olarak kaçakçılık suçlarının oluşması için bazı şartların yerine gelmesi gereklidir. Bu şartlardan yerine gelmesi gereken öncelikle ceza hukukunda yer alan diğer suçlar gibi suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşması gereklidir.

 

Kaçakçılık suçunun maddi unsuru hareket ve sonuçtur. Sonuç doğuran hareket suç sayılmaktadır. Vergi suçlarının manevi unsuru ise suç teşkil edecek fiilin yapılmasının yanı sıra bu fiili yapanın kusurlu iradesidir. Eylem sahibinin kusurlu iradesi kasıt ve taksir şeklinde ortaya çıkabilecektir. Kasıt, kaçakçılık suçunun oluşmasında her halükarda bulunması gereken unsurdur. Mükellefin vergi kaçırmaya yönelik iradesini belli eden kast unsuru olmaksızın kaçakçılık suçunun oluştuğundan söz edilemez.

 

 

 

            Nitekim, 306 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde de ; 

 

“ …..Bu itibarla, kaçakçılık suçunun oluşması sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgenin bilerek kullanılıp, kullanılmadığının; diğer bir anlatımla, bu kullanımda kastın bulunup bulunmadığının değerlendirilmesine ve belirlenmesine bağlı bulunmaktadır. Yapılan incelemelerde sahte veya

muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgelerin bilerek, isteyerek kullanıp kullanılmadığının vergi incelemesine yetkili olanlarca değerlendirilmesi ve bu belgeleri bilerek kullandığı sonucuna varılan mükellefler için vergi suçu raporları düzenlenmesi, haklarında cumhuriyet savcılıklarına suç duyurularında bulunulması ile bu belgelerin kullanılması sonucu vergi ziyaına da sebebiyet verilmiş olması halinde 344 üncü maddenin üçüncü fıkrası uyarınca üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerekmektedir.

 

Ancak; sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgelerin bilerek kullanılıp kullanılmadığının araştırılmasında bu belgeleri bilmeden kullandığı sonucuna varılan mükellefler adına vergi suçu raporları düzenlenmemesi ve haklarında cumhuriyet savcılıklarına suç duyurularında bulunulmaması icap etmektedir. Ayrıca, bu belgeleri kullanmak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verilmiş olması halinde bu mükellefler adına 344 üncü maddenin ikinci fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesi gerekmektedir.”

 

            Hükümlerine yer verilerek, Vergi Kaçakçılığı suçunun oluşumu için kasıt unsurunun oluşması gerektiğine işaret edilmiştir. Ancak, uygulamada inceleme elemanları tarafından ne yazık ki, kasıt unsuruna tebliğde ve kanunlarda yazıldığı şekilde gerekli özenin gösterildiğini söylemek ne yazık ki mümkün değildir.

 

            Suçun oluşması için gereken bir diğer şart ise mütala şartıdır.  213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 367. Maddesinde yer alan ;

 

“ (Değişik: 23/1/2008 - 5728/280 md.) (Değişik birinci fıkra : 23/7/2010 - 6009/13 md.) Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir.”

 

Hükmüne istinaden, 359.maddedeki suçlar için dava açılabilmesi için rapor değerlendirme komisyonunun mütalaası şartı getirilmiştir. Vergi Kaçakçılığı suçlarında Cumhuriyet Savcılarının kendiliğinden dava açma yetkisi bulunmamaktadır. Savcının dava açabilmesi için, mütala şartının yerine getirilerek, kendisine suç duyurusunda bulunulması gereklidir.

           

Nitekim, Yargıtay 11.Ceza Dairesinin 20.01.2014 Tarih 2014/22123 E.2014/994 K. Sayılı,   05.09.2013 Tarih 2012/8418 E.2013/1238,  01.10.2014 Tarih 2012/25591 E. 2014/16138 K. Sayılı  kararlarında “ Dava şartı olan mütalaanın verilmediği / verilmeyeceğinin anlaşılması halinde düşme kararı verilmesi gerektiği” hükmü verilmiştir.

           

3-3) Vergi Kaçakçılığı Suçunun Özelikleri :

 

            Vergi ve Ceza Hukuku hükümleri çerçevesinde kaçakçılık suçunun başlıca özellikleri aşağıdaki gibidir.

 

3-3-1) Kaçakçılık suçunun oluşumu için Vergi Ziyaı’ na  gerek yoktur.

 

VUK 359. Maddede sayılan suçlardan (a) fıkrasının 1. Bendinde yer alan ve

“çift defter kullanmak ” şeklinde bilinen ve madde metninde   “ defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler ” şeklinde tanımlanan suçun dışında tanımlanan diğer suçların oluşumu için vergi ziyaı oluşması şartı aranmamaktadır.

 

3-3-2) Kaçakçılık

SON MAKALELER


KDV İADESİ İŞLEMLERİ

KDV İadesi : 3065 sayılı KDV Kanununun 32. maddesinde ve çeşitli geçici maddelerde sayılan işlerle iştigal edenlere belirli şartlar altında yapılan vergi iadesini ifade eder.Söz konusu iadenin şekil şartları KDV genel uygulama Tebliğinde ki usul ve esaslara göre belirlenir.

 

Örneğin mal ihracatı yapan bir işletme KDV iadesi alabilecektir. İhracata ait faturalarda KDV yer almayacak ve KDV tahsilatı yapmayacaktır. Dolayısıyla ihracatı gerçekleştirmek için mal alımında nakliyede veyahut muhasebe işlemlerinde elektrik su kira gibi giderlerin temininde ödediği KDV’lerden ne kadarlık kısmı ihraç edilen ürün bünyesine giriyorsa hesaplamasını yaparak KDV iade talebinde bulunabilecektir.

 

KDV Kanundaki istisna türleri ; Tam İstisnalar, Kısmi İstisnalar ve Diğer İstisnalar olarak üçe ayrılmaktadır. Bu istisna türlerinden Tam İstisnalar ve Diğer İstisnalar için iade söz konusu olabilecek iken,Kısmi İstisnalar için iade söz konusu değildir. Tam ve kısmi istisnaların karşılaştırılması aşağıdaki gibidir.

 

Tam İstisna

Kısmi İstisna

Faturada KDV hesaplanmaz

Faturada KDV hesaplanmaz

Bu kapsamdaki işlemler nedeniyle yüklenilen KDV indirim hakkı vardır.

Bu kapsamdaki işlemler nedeniyle yüklenilen KDV’nin bir kısmında indirim hakkı varken bir kısmında indirim hakkı bulunmamaktadır.

Bu kapsamdaki işlemler nedeniyle yüklenilen KDV’nin  iade hakkı vardır.

Bu kapsamdaki işlemler nedeniyle yüklenilen KDV’nin iade hakkı bulunmamaktadır.

 

İadeye konu edilebilecek Tam İstisna Türleri aşağıda tablo halinde gösterilmiştir.

 

 

Beyan. Kodu

 

 

Kanun Maddesi

 

 

Tam İstisna Türü

301

 

11/1-a

 

Mal İhracatı

302

 

11/1-a

 

Hizmet İhracatı

303

 

11/1-a

 

Roaming Hizmetleri

304

 

13/a

 

Deniz, Hava ve Demiryolu Taşıma Araçlarının Teslimi ile İnşa, Tadil,Bakım ve Onarımları

305

 

13/b

 

Deniz ve Hava Taşıma Araçları İçin Liman ve Hava Meydanlarında Yapılan Hizmetler

306

 

13/c

 

Petrol Aramaları ve Petrol Boru Hatlarının İnşa ve Modernizasyonuna İlişkin Yapılan Teslim ve Hizmetler

307

 

13/c

 

Maden Arama, Altın, Gümüş veya Platin Madenleri İçin İşletme, Zenginleştirme ve Rafinaj Faaliyetlerine İlişkin Teslim ve Hizmetler [KDVGUT-(II/B-4)]

308

 

13/d

 

Teşvikli Yatırım Mallarının Teslimi

309

 

13/e

 

Limanlara Bağlantı Sağlayan Demiryolu Hatları ile Liman ve Hava Meydanlarının İnşası, Yenilenmesi ve Genişletilmesi

310

 

13/f

 

Ulusal Güvenlik Amaçlı Teslim ve Hizmetler

311

 

14/1

 

Uluslararası Taşımacılık

312

 

15/1-a

 

Diplomatik Organ ve Misyonlara Yapılan Teslim ve Hizmetler

313

 

15/1-b

 

Uluslararası Kuruluşlara Yapılan Teslim ve Hizmetler

314

 

19/2

 

Usulüne Göre Yürürlüğe Girmiş Uluslararası Anlaşmalar Kapsamındaki İstisnalar(İade Hakkı Tanınan)

315

 

14/3

 

İhraç Konusu Eşyayı Taşıyan Kamyon, Çekici ve Yarı Römorklara Yapılan Motorin Teslimleri

316

 

11/1-a

 

Serbest Bölgelerdeki Müşteriler İçin Yapılan Fason Hizmetler

317

 

17/4-s

 

Engellilerin Eğitimleri, Meslekleri ve Günlük Yaşamlarına İlişkin Araç-Gereç ve Bilgisayar Programları

318

 

GEÇİCİ 29

 

3996 Sayılı Kanuna Göre Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Gerçekleştirilecek Projeler, 3359 Sayılı Kanuna Göre Kiralama Karşılığı Yaptırılan Sağlık Tesislerine İlişkin Projeler ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Göre Kiralama Karşılığı Yaptırılan Eğitim Öğretim Tesislerine İlişkin Projelere İlişkin Teslim ve Hizmetler.

319

 

13/g

 

Başbakanlık Merkez Teşkilatına Yapılan Araç Teslimleri

320

 

 GEÇİCİ 16 (6111 Sayılı Kanun)

 

 

İSMEP Kapsamında, İstanbul İl Özel İdaresine Bağlı Olarak Faaliyet Gösteren İstanbul Proje Koordinasyon Birimine Yapılacak Teslim ve Hizmetler

321

 

GEÇİCİ 26

 

Birleşmiş Milletler (BM) ile Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı(NATO) Temsilcilikleri ve Bu Teşkilatlara Bağlı Program, Fon ve Özel İhtisas Kuruluşları ile İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatına(OECD) Resmi Kullanımları İçin Yapılacak Mal Teslimi ve Hizmet İfaları, Bunların Sosyal ve Ekonomik Yardım Amacıyla Bedelsiz Olarak Yapacakları Mal Teslimi ve Hizmet İfaları ile İlgili Bunlara Yapılan Mal Teslimi ve Hizmet İfaları

322

 

11/1-a

 

Türkiyede İkamet Etmeyenlere Özel Fatura ile Yapılan Teslimler[KDVGUT-(II/A-1.2)]

323

 

13/ğ

 

5300 Sayılı Kanuna Göre Düzenlenen Ürün Senetlerinin İhtisas/Ticaret Borsaları Aracılığıyla İlk Teslimi

324

 

13/h

 

Türkiye Kızılay Derneğine Yapılan Teslim ve Hizmetler ile Türkiye Kızılay Derneğinin Teslim ve Hizmetleri

325

 

13/ı

 

Yem Teslimleri

326

 

13/ı

 

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarafından Tescil Edilmiş Gübrelerin Teslimi

327

 

13/ı

 

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarafından Tescil Edilmiş Gübrelerin İçeriğinde Bulunan Hammaddelerin Gübre Üreticilerine Teslimi

328

 

13/i

 

Konut veya İş Yeri Teslimleri

329

 

GEÇİCİ 38

 

FATİH Projesi Kapsamında Milli Eğitim Bakanlığına Yapılacak Mal Teslimi ve Hizmet İfaları

330

 

13/j

 

Organize Sanayi Bölgeleri ile Küçük Sanayi Sitelerinin İnşasınaİlişkin Teslim ve Hizmetler

331

 

13/m

 

Ar-Ge, Yenilik ve Tasarım Faaliyetlerinde Kullanılmak Üzere Yapılan Yeni Makina ve Teçhizat Teslimlerinde İstisna

332

 

GEÇİCİ 39

 

İmalat Sanayiinde Kullanılmak Üzere Yapılan Yeni Makina ve Teçhizat Teslimlerinde İstisna

333

 

13/k

 

Genel ve Özel Bütçeli Kamu İdarelerine, İl Özel İdarelerine, Belediyelere ve Köylere Bağışlanan Tesislerin İnşasına İlişkin İstisna

334

 

13/l

 

Yabancılara Verilen Sağlık Hizmetlerinde İstisna

335

 

13/n

 

Basılı Kitap ve Süreli Yayınların Teslimleri

 

İadeye konu edilebilecek Diğer İstisna Türleri aşağıda tablo halinde gösterilmiştir.

 

Beyan. Kodu

 

 

Kanun Maddesi

Diğer İstisna Türü

406

 

29/2

Yılı İçinde Aylık İndirimli Orana Tabi İşlemlere İlişkin İade

408

 

11/1-b

Türkiye'de İkamet Etmeyenlere Bu Dönemde İade Edilen Kdv [Kdvgut-(Iı/A-5)]

409

 

9/1

İstisnadan Vazgeçenlerin Hurda Ve Atık Tesliminde Tevkifata Tabi Tutulan Kdv [Kdvgut-(I/C-2.1.3.3.3)]

410

 

9/1

Yapım İşleri İle Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık Ve Etüt-Proje Hizmetlerinde Tevkifata Tabi Tutulan Kdv [Kdvgut-(I/C-2.1.3.2.1)]

411

 

9/1

Temizlik Hizmetinde Tevkifata Tabi Tutulan Kdv [Kdvgut-(I/C-2.1.3.2.10)]

412

 

9/1

Çevre Ve Bahçe Bakım Hizmetlerinde Tevkifata Tabi Tutulan Kdv [Kdvgut-(I/C-2.1.3.2.10)]

413

 

9/1

Özel Güvenlik Hizmetinde Tevkifata Tabi Tutulan Kdv [Kdvgut-(I/C-2.1.3.2.5)]

414

 

9/1

Makine, Teçhizat, Demirbaş Ve Taşıtlara Ait Tadil, Bakım Ve Onarım Hizmetlerinde Tevkifata Tabi Tutulan Kdv [Kdvgut-(I/C-2.1.3.2.3)]

415

 

9/1

Yemek Servis Hizmetinde Tevkifata Tabi Tutulan Kdv [Kdvgut-(I/C-2.1.3.2.4)]

416

 

9/1

Etüt, Plan-Proje, Danışmanlık, Denetim Ve Benzeri Hizmetlerde TevkifataTabi Tutulan Kdv [Kdvgut-(I/C-2.1.3.2.2)]

418

 

9/1

Hurda Metalden Elde Edilenler Dışındaki Bakır, Çinko, Alüminyum Ve Kurşun Külçe Tesliminde Tevkifata Tabi Tutulan Kdv [Kdvgut-(I/C-2.1.3.3.1)]

419

 

9/1

Bakır, Çinko, Alüminyum, Kurşun Ve Bunların Alaşımlarından Elde Edilen Ürünlerin Tesliminde Tevkifata Tabi Tutulan Kdv [Kdvgut-(I/C-2.1.3.3.2)]

420

 

9/1

Yapı Denetim Hizmetlerinde Tevkifata Tabi Tutulan Kdv [Kdvgut-(I/C-2.1.3.2.6)]

421

 

9/1

İşgücü Temin Hizmetinde Tevkifata Tabi Tutulan Kdv

 

 

 

[Kdvgut-(I/C-2.1.3.2.5)]

423

 

9/1

Fason Tekstil Ve Konfeksiyon İşleri, Çanta Ve Ayakkabı Dikim İşleri Ve Bu İşlere Aracılık Hizmetlerinde Tevkifata Tabi Tutulan Kdv [Kdvgut-(I/C-2.1.3.2.7)]

428

 

9/1

Pamuk, Tiftik, Yün Ve Yapağı İle Ham Post Ve Deri Tesliminde Tevkifata Tabi Tutulan Kdv [Kdvgut-(I/C-2.1.3.3.5)]

430

 

9/1

Hurda Metalden Elde Edilen Külçe Tesliminde Tevkifata Tabi Tutulan Kdv [Kdvgut-(I/C-2.1.3.3.1)]

431

 

9/1

Turistik Mağazalara Verilen Müşteri Bulma/Götürme Hizmetlerinde Tevkifata Tabi Tutulan Kdv [Kdvgut-(I/C-2.1.3.2.8)]

432

 

9/1

Organizasyon Hizmetlerinde Tevkifata Tabi Tutulan Kdv [Kdvgut-(I/C-2.1.3.2.4)]

433

 

9/1

Spor Kulüplerinin Yayın, Reklâm Ve İsim Hakkı Gelirlerine Konu İşlemlerinde Tevkifata Tabi Tutulan Kdv [Kdvgut-(I/C-2.1.3.2.9)]

434

 

9/1

Servis Taşımacılığı Hizmetinde Tevkifata Tabi Tutulan Kdv [Kdvgut-(I/C-2.1.3.2.11)]

435

 

9/1

Her Türlü Baskı Ve Basım Hizmetlerinde Tevkifata Tabi Tutulan Kdv [Kdvgut-(I/C-2.1.3.2.12)]

436

 

9/1

5018 Sayılı Kanuna Ekli Cetvellerdeki İdare, Kurum Ve Kuruşlara Yapılan Diğer Hizmetlerde Tevkifata Tabi Tutulan Kdv [Kdvgut-(I/C-2.1.3.2.13)]

437

 

9/1

Metal, Plastik, Lastik, Kauçuk, Kâğıt Ve Cam Hurda Ve Atıklardan Elde Edilen Hammadde Tesliminde Tevkifata Tabi Tutulan Kdv [Kdvgut-(I/C-2.1.3.3.4)]

438

 

9/1

Ağaç Ve Orman Ürünleri Tesliminde Tevkifata Tabi Tutulan Kdv [Kdvgut-(I/C-2.1.3.3.6)]

439

 

29/2

Yıllık İndirimli Orana Tabi İşlemlere İlişkin İade

440

 

Geçici 30

Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamında Asgari 500 Milyon Tl Tutarında Sabit Yatırım Öngörülen Stratejik Yatırımlara İlişkin İnşaat İşleri Nedeniyle Yüklenilen Ve İndirim Yoluyla Telafi Edilemeyen Kdv

441

 

19/2

Usulüne Uygun Yürürlüğe Girmiş Uluslararası Anlaşmalar Kapsamında Ödenen Ve İadeye Konu Olan Kdv

442

 

Geçici 37

İmalat Sanayiine Yönelik Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamındaki İnşaat İşleri

443

 

19/2

TürkakımGaz Boru Hattı Projesine İlişkin Anlaşmanın (9/H) Maddesi Kapsamında Alınan Teslim Ve Hizmetler

444

 

13/k

Genel Ve Özel Bütçeli Kamu İdarelerine, İl Özel İdarelerine, Belediyelere Ve Köylere Bağışlanan Tesislerin İnşasına İlişkin Ödenen KDV

         

 

 

 

İadeye konu edilemeyecek kısmi istisna türleri aşağıdaki gibidir.

 

Beyan. Kodu

 

Kanun Maddesi

 

 

Kısmi İstisna Türü

201

 

17/1

 

Kültür ve Eğitim Amacı Taşıyan İşlemler

202

 

17/2-a

 

Sağlık, Çevre ve Sosyal Yardım Amaçlı İşlemler

204

 

17/2-c

 

Yabancı Diplomatik Organ ve Hayır Kurumlarının Yapacakları Bağışlarla İlgili Mal ve Hizmet Alışları**

205

 

17/2-d

 

Taşınmaz Kültür Varlıklarına İlişkin Teslimler ve Mimarlık Hizmetleri**

206

 

17/2-e

 

Mesleki Kuruluşların İşlemleri

207

 

17/3

 

Askeri Fabrika, Tersane ve Atölyelerin İşlemleri

208

 

17/4-c

 

Birleşme,Devir, Dönüşüm ve Bölünme İşlemleri

209

 

17/4-e

 

Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi Kapsamına Giren İşlemler

211

 

17/4-h

 

Zirai Amaçlı Su Teslimleri ile Köy Tüzel Kişiliklerince Yapılan İçme Suyu Teslimleri

212

 

17/4-ı

 

Serbest Bölgelerde Verilen Hizmetlerı**

213

 

17/4-j

 

Boru Hattı ile Yapılan Petrol ve Gaz Taşımacılığı

214

 

17/4-k

 

Organize Sanayi Bölgelerindeki Arsa ve İşyeri Teslimleri ile Konut Yapı Kooperatiflerinin Üyelerine Konut Teslimleri

215

 

17/4-l

 

Varlık Yönetim Şirketlerinin İşlemleri

216

 

17/4-m

 

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun İşlemleri

217

 

17/4-n

 

Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğüne Verilen Haber Hizmetleri

218

 

17/4-o

 

Gümrük Antrepoları, Geçici Depolama Yerleri ile Gümrüklü Sahalarda Vergisiz Satış Yapılan İşyeri, Depo ve Ardiye Gibi Bağımsız Birimlerin Kiralanması

219

 

17/4-p

 

Hazine ve Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünün İşlemleri

220

 

17/4-r

 

İki Tam Yıl Süreyle Sahip Olunan Taşınmaz ve İştirak Hissesi Satışları

221

 

GEÇİCİ 15

 

Konut Yapı Kooperatifleri, Belediyeler ve Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına Verilen İnşaat Taahhüt Hizmeti

 

 

 

 

 

223

 

GEÇİCİ 20/1

 

 

Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Yapılan İşlemler

225

 

GEÇİCİ 23

 

Milli Eğitim Bakanlığına Yapılan Bilgisayar Bağışları ile İlgili Teslimler

226

 

17/2-b

 

Özel Okullar, Üniversite ve Yüksekokullar Tarafından Verilen Bedelsiz Eğitim ve Öğretim Hizmetleriı**

227

 

17/2-b

 

Kanunların Gösterdiği Gerek Üzerine Bedelsiz Olarak Yapılan Teslim ve Hizmetlerı**

228

 

17/2-b

 

Kanunun (17/1) Maddesinde Sayılan Kurum ve Kuruluşlara Bedelsiz Olarak Yapılan Teslim ve Hizmetlerı**

229

 

17/2-b

 

Gıda Bankacılığı Faaliyetinde Bulunan Dernek ve Vakıflara Bağışlanan Gıda, Temizlik, Giyecek ve Yakacak Maddeleriı**

230

 

17/4-g

 

Külçe Altın, Külçe Gümüş, Kıymetli Taş Teslimleri

231

 

17/4-g

 

Metal, Plastik, Lastik, Kauçuk, Kağıt, Cam Hurda ve Atıklarının Teslimi

232

 

17/4-g

 

Döviz, Para, Damga Pulu, Değerli Kağıtlar, Hisse Senedi, Tahvil Teslimleri

234

 

17/4-ş

 

Konut Finansmanı Amacıyla Teminat Gösterilen ve İpotek Konulan Konutların Teslimi

235

 

16/1-c

 

Transit ve Gümrük Antrepo Rejimleri ile Geçici Depolama ve Serbest Bölge Hükümlerinin Uygulandığı Malların Teslimi

236

 

19/2

 

Usulüne Göre Yürürlüğe Girmiş Uluslararası Anlaşmalar Kapsamındaki İstisnalar(İade Hakkı Tanınmayan)

237

 

17/4-t

 

5300 Sayılı Kanuna Göre Düzenlenen Ürün Senetlerinin İhtisas/Ticaret Borsaları Aracılığıyla İlk Tesliminden Sonraki Teslimi

238

 

17/4-u

 

Varlıkların Varlık Kiralama Şirketlerine Devri ile Bu Varlıkların Varlık Kiralama Şirketlerince Kiralanması ve Devralınan Kuruma Devri

239

 

17/4-y

 

Taşınmazların Finansal Kiralama Şirketlerine Devri,Finansal Kiralama ŞirketiTarafından Devredene Kiralanması ve Devri

240

 

17/4-z

 

Patentli veya Faydalı Model Belgeli Buluşa İlişkin Gayrimaddi Hakların Kiralanması,Devri ve Satışı

241

 

19/2

 

TürkAkım Gaz Boru Hattı Projesine İlişkin Anlaşmanın (9/b) Maddesinde Yer Alan Hizmetler

242

 

17/ö

 

Gümrük Antrepoları, Geçici Depolama Yerleri ile Gümrüklü Sahalarda, İthalat ve İhracat İşlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetleriı**

 

Şirketimiz KDV İadesi Hizmetleri kapsamında ayrıca, aşağıdaki hizmetleri de vermektedir.

 

  • KDV planlaması ve yurtiçi/yurtdışı KDV iadesi işlemleri
  • KDV iade kontrol raporlarında tespit edilen eksikliklerin giderilmesi
  • Vergi dairesince talep edilecek Özel amaçlı raporların hazırlanması
  • Özel esaslara tabi mükelleflere danışmanlık hizmeti verilmesi
  • Tedarikçi firmalar hakkında gerekli karşıt inceleme çalışmalarının yapılması,
  • İade hakkı doğuran işlemin incelenmesi ve KDV iade optimizasyonun sağlanması.

UZMANA DANIŞIN